DOLAR

18,4492$% 0.17

EURO

17,8094% -0.26

GRAM ALTIN

971,00%-0,20

ÇEYREK ALTIN

1.619,00%-0,36

BİST100

3.281,61%-0,41

BİTCOİN

345536฿%-1.54717

Öğle Vakti a 13:01
İstanbul PARÇALI BULUTLU 18°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Eğitim Bir Sen Öneri Raporunu Açıkladı !

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Eğitim-Bir-Sen’in hazırladığı ‘20. Millî Eğitim Şûrası Görüş ve Öneriler’ Raporu’nu açıkladı. Ali Yalçın Memur-Sen Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında konuştu. İşte detaylar...

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Eğitim-Bir-Sen’in hazırladığı ‘20. Millî Eğitim Şûrası Görüş ve Öneriler’ Raporu’nu açıkladı. Memur-Sen Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Ali Yalçın, yedi yıl sonra Eğitimde Fırsat Eşitliği başlığıyla şûranın yeniden toplanmasının sevindirici bir gelişme olduğunu belirterek, “Türkiye, 2000 yılından sonra eğitim sisteminde; okullaşma oranları, öğretmen sayıları, sınıf mevcutları, okulların fiziki ve teknolojik kapasitesi gibi nicel göstergelerde kayda değer iyileşmeler yaşamıştır.

Son 10 yılda öğretmen sayısı yaklaşık yüzde 60 artış gösterirken, tüm kademelerde toplam öğrenci sayısı yalnızca yüzde 13 artmıştır. Yine son 10 yıl içinde tüm okul kademelerinde okullaşma oranı sürekli olarak artış göstermiş, devlet okullarının öğretmen ve derslik başına düşen öğrenci sayılarında OECD ülkelerinin ortalamalarına yaklaşılmıştır” diye konuştu.

Eğitim’de Sorun Olarak Görülen İlk Dört Alan

Millî eğitim sisteminin hâlâ çözülmeyi bekleyen pek çok sorunu bulunduğunu ifade eden Yalçın, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye, OECD ülkeleri arasında gayri safi yurt içi hasıla içinde eğitime yönelik özel harcama oranı en yüksek ülkelerden biridir. Ancak Türkiye’nin gayri safi yurt içi hasıla içinde eğitime yönelik kamu harcama oranı yüzde 2,7 ile OECD ortalamasının altındadır.

Öğrenci başına yapılan harcama miktarının OECD ülkeleri ortalaması 9.357 dolar iken, Türkiye’de 4.505 dolardır. OECD’ye üye 38 ülkenin öğrenci başına yaptıkları harcamaların ortalaması Türkiye’nin iki katını bulmaktadır. Ülkemiz insanının eğitimde sorun olarak gördükleri ilk dört alan; eğitim masrafları, sınıflardaki öğrenci sayısı, eğitim araçlarının sayısı ve okuldaki eğitimin kalitesidir.

Ülkemiz eğitim sisteminin sayısal boyutundaki olumlu gelişmelere rağmen eğitim sisteminin kalitesinde istenen düzeyde iyileşme olmaması, beşeri ve fiziki kaynakların ülke genelinde yeterince eşit dağılmaması, öğrenci başarısının yerleşim birimi, coğrafi bölge ve sosyo-ekonomik statüye göre farklılaşması gibi kronik sorunların yanı sıra, acil olarak çözülmesi gereken ve 20. Millî Eğitim Şûrası’nda ele alınacak ana temalar altında dile getirdiğimiz sorunlar da bulunmaktadır.” şeklinde konuştu.

Türkiye’de Öğrencilerin Yüzde 31’i Avantajlı, Yüzde 34’ü Karışık, Yüzde 35’i İse Dezavantajlı Okullara Gidiyor

Eğitimde fırsat eşitliğinin artmasına, bölgeler ve okullar arası başarı farklılığının azaltılmasına, bunun ise okulların ortalama başarı seviyesinin yükseltilmesine bağlı olduğunu dile getiren Yalçın, “Okulların başarısını etkileyen çok sayıda değişken olup bunlardan bazılarını hatırlatmakta fayda vardır:

Öncelikle mesleki tecrübe, öğrenci başına yapılan harcamaların miktarı, okullardaki hesap verebilirlik mekanizmaları, sınıflardaki öğrenci sayısı, öğrenme ortamı, haftalık ders saati ve okullardaki yönetim becerisi. Türkiye’de öğrenci başarısındaki farklılaşmanın yüzde 19’u doğrudan öğrenciler arasındaki ekonomik, sosyal ve kültürel statü farklarıyla açıklanmaktadır. Bu durum, Macaristan ve Belçika’dan sonra OECD ülkeleri arasındaki en yüksek değerdir.

PISA verileri baz alınarak yapılan bir değerlendirmede, ülkelerdeki okullar, öğrencilerin ekonomik, sosyal ve kültürel statü değerlerine göre üçe ayrılmıştır. Bunlar; avantajlı okullar, dezavantajlı okullar ve karışık okullardır. Türkiye’de öğrencilerin yüzde 31’i avantajlı, yüzde 34’ü karışık, yüzde 35’i ise dezavantajlı okullara gitmektedir.

En alt çeyrekte bulunan öğrencilerin yüzde 64’ü dezavantajlı okullara, yalnızca yüzde 7’si avantajlı okullara gidebilmektedir. Ayrıca, hem sosyo-ekonomik köken hem de başarı açısından birbirine uzak durumdaki öğrencilerin bir arada bulunduğu karışık okulların sistem içindeki ağırlığının en az olduğu dört OECD ülkesinden biri Türkiye’dir” Diye konuştu.

eğitim bir sen öneri raporunu açıkladı !

eğitim bir sen öneri raporunu açıkladı !

Öğretmenlik Meslek Kanunu Çıkarılmalıdır

Öğretmenlerin mesleki gelişiminin sağlanmadığı eğitim sistemlerinin, en modern eğitim mekânlarına, son model teknolojik araçlara ve en iyi müfredata sahip olunsa dahi hep eksik kalacağını vurgulayan Yalçın, “Eğitim sistemlerinin performansları ancak öğretmenlerinin mesleki yetkinlikleri kadar yüksek olabilir.

Millî Eğitim Bakanlığı, 950.090 öğretmeninin mesleki gelişimini hizmet içi eğitim faaliyetleriyle yürütmektedir. TALIS verilerine göre Türkiye’de öğretmenlerin en etkili bulduğu hizmet içi eğitimler; mesleki bir konuda bireysel veya grupla yapılan uygulamaya dayalı etkinlikler, meslektaşlara rehberlik etme, onları gözlemleme ve yetiştirme olduğu ortaya çıkarılmıştır.

Ancak eğitim fakülteleri ve öğretmenliğe kaynaklık eden diğer programlara yönelik yeterlilik esaslı, öğretmenlerin mesleki gelişim ihtiyacını karşılayacak ve öğretmen yetiştirme sisteminde istikrarı sağlayacak bir yapı henüz tam anlamıyla kurulabilmiş değildir.

Öğretmenliğin millî eğitim mevzuatında bir kariyer mesleği olarak tanımlanmamış olması, öğretmenlerin bağımsız çalışma imkânının olmaması, taraflar arasında sağlıklı anlaşmalarn yapılamaması gibi sebeplerle bu konuda bir netlik oluşmamış ve öğretmenlik mesleği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun çizdiği ana hatlar üzerinde bugüne kadar gelmiştir.

20. Millî Eğitim Şûrası’nın Öğretmenlik Meslek Kanunu’yla anılmasının ve bu şûrada meslek kanunu içeriğinin öğretmenlerin hak, görev ve yetkilerinin korunması ve geliştirilmesi ekseninde belirlenmesinin gerekliliğine inanıyoruz. Öğretmenlerin mesleki statü, sosyal itibar, meslek etik kuralları ve mesleki dayanışma gibi konularda gelişme kaydetmesi için Öğretmenlik Meslek Kanunu çıkarılmalıdır.”

Ücretli Öğretmenlik Uygulaması En Kısa Sürede Kaldırılmalıdır

Millî Eğitim Bakanlığı’nın, sayıları bazı dönemlerde 80 binleri aşan ücretli öğretmenlerle eğitim faaliyetlerinin yürütülmesinin normal olmadığını, olağanüstü şartlardan kaynaklanan bu durumun geçici olduğunu kabul etmesi gerektiğini söyleyen Yalçın, eğitimin kalitesini ve verimliliğini düşüren ücretli öğretmenlik uygulamasının en kısa sürede kaldırılması gerektiğini ifade etti.

Yazıya Tepkim Şudur
+1
0
+1
0
+1
0
+1
1
+1
0
+1
0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.