DOLAR

18,4510$% 0.19

EURO

17,8996% 0.22

GRAM ALTIN

976,00%0,31

ÇEYREK ALTIN

1.624,00%-0,48

BİST100

3.235,23%-1,41

BİTCOİN

352920฿%0.63353

Öğle Vakti a 13:01
İstanbul PARÇALI AZ BULUTLU 20°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

MEB’deki Personellerden Sınavsız Atamalara Tepki

Yönetmeliğin 5 ve 6’ncı maddeleri şeflerin sınavsız olarak sayman kadrolarına atanmasına izin vermektedir. Ancak sayman kadrosuna maaşın yüksek olması nedeniyle şefler arasından çok fazla atanma talebi olduğu anlaşılıyor Meb'deki personeller sınavsız atamalara tepki gösteriyor. İşte detaylar...

Millî Eğitim Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle Atanması Hakkında Yönetmelik’in 1’inci maddesinde; bu yönetmeliğin amacının, Millî Eğitim Bakanlığının merkez ve taşra teşkilatına ait kadrolara, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde, hizmet gerekleri ve personel planlaması esas alınarak görevde yükselme ve unvan değişikliğinin yapılacağı belirtilmesine rağmen sayman kadrosuna şefler arasından sınavsız atama yapılmaktadır.

MEB’deki Personellerden Sınavsız Atamalara Tepki

Yönetmeliğin 5 ve 6’ncı maddeleri şeflerin sınavsız olarak sayman kadrolarına atanmasına izin vermektedir. Ancak sayman kadrosuna maaşın yüksek olması nedeniyle şefler arasından çok fazla atanma talebi olduğu anlaşılıyor. Yine anlaşıldığı kadarıyla bu kadroya atama için uzun süredir görevde yükselme sınavı yapılmamaktadır. Meb’deki personeller sınavsız atamalara tepki gösteriyor.

Yönetmeliğin amaç maddesinde belirtildiği üzere bakanlığın merkez ve taşra teşkilatına ait kadrolara, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde atama yapılması isteniyorsa sayman kadroları için mutlaka sınav yapılarak hak edenlerin atanması sağlanmalıdır. Kaldı ki hiçbir bakanlık atamalarda kariyer ve liyakat ilkesini yok sayamaz. Adil atamaların yolu yeterlilik sınavından geçmektedir.

meb'deki personellerden sınavsız atamalara tepki

meb’deki personellerden sınavsız atamalara tepki

Öğretmen Atamasında Yaşanan Ciddi Sorunlar Çözülmeli

Sözleşmeli öğretmen istihdamına ilişkin usul ve esaslara göre KPSS sonucunda her alan için oluşan puan sıralamasına göre en yüksek puan alandan başlamak üzere, alanlar için belirlenen kontenjan sayısının üç katı aday sözlü sınava çağrılmaktadır.

20 bin öğretmen alımı için sözlü sınava tam 60 bin öğretmen adayı çağrılıyor, bu rakam oldukça yüksek. Atama yapılacak kadroların üç katı kadar öğretmen adayının sözlü sınava çağrılması doğru bir uygulama değildir.

Daha açık ifade etmek gerekirse 652 sayılı KHK’nin ek 4’üncü maddesindeki ifade aynen “Sözleşmeli öğretmenler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48’inci maddesinde öngörülen genel şartlar ile öğretmen kadrosuna atanabilmek için aranan özel şartları taşıyanlardan Kamu Personel Seçme Sınavı puan sırasına konulmak kaydıyla alım yapılacak her bir pozisyonun üç katına kadar aday arasından Bakanlık tarafından yapılacak sözlü sınav başarı sırasına göre atanır.”

hükmüne yer vermiş olup bu hükümde üç katı aday yerine üç katına kadar aday denilerek en üst rakam belirlenmiştir. KHK metnine göre üç katı kadar aday çağrılması zorunlu değildir. Bu durumda, sözlü sınavdan elenen kişiler sadece hiçbir şekilde öğretmen olamayacak kişiler olmalıdır ve bir daha da sözlü sınava çağrılmamalıdır.

Çarşı ve Mahalle Bekçiliğine Giriş Sınavı Yönetmeliği’ne göre sözlü sınav komisyonunda psikolog veya rehberlik ve psikolojik danışmanlık bölümü mezunu olan bir kişinin olması zorunlu olmasına rağmen aynı durumu öğretmen alımında maalesef göremiyoruz.

Halbuki çarşı ve mahalle bekçi adayları hakkında uygulanan ön sağlık kontrolünün benzeri veya daha ilerisi öğretmen adayları hakkında da uygulanmalıdır. Ayrıca, sözlü sınav komisyonunda mutlaka bir psikolog da bulundurulmalıdır.

Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı teslim ettiğimiz öğretmenlerin seçiminin, çarşı ve mahalle bekçisi seçiminden daha önemsiz olmadığı apaçık ortadadır. Basına yansıyan bazı olaylar öğretmen adaylarının çok ciddi bir süzgeçten geçirilmesi gerektiğini ortaya çıkarmıştır. Elbette eli öpülesi öğretmenlerimizi istisna tuttuğumuzu ve onlara saygılarımızı da ifade etmek istiyoruz.

Sonuç olarak, öğretmen alımında sözlü sınav olmalı ama sözlü sınavların yapıldığı kamu kurumlarında olduğu gibi sözleşmeli öğretmen alımında da adayların Meclis koridorlarında referans peşinde koşmalarının önüne geçilecek objektif ve şeffaf kriterler getirilmesi olmazsa olmaz bir kural olmalıdır.

Bazı Memurlar Emekli Maaşlarında Ciddi Mağduriyet Yaşayabilir

5510 sayılı Kanun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girdi ve bu tarihten sonra memuriyete girenler bu Kanun hükümlerine bağlı sayıldılar. Bu kanuna göre emekli maaşlarında en temel faktör prime esas kazançlar olmuştur. Yani ne kadar çok prim varsa o kadar yüksek emekli maaşı dönemi başlamıştır.

Fakat gelinen bu noktada bazı mağduriyetler de ortaya çıkmaya başlamıştır. Bir asgari ücretli çalışanın prime esas kazancı ile bir memurun prime esas kazancı arasında neredeyse hiç fark kalmamıştır. Hele asgari ücretli kamu personeli ise ilave tediyelerle bunların prime esas kazançları memurların prime esas kazançlarını bile geçmiş durumdadır.

Konuyu örnekle açıklamak gerekirse yaşanan mağduriyet daha iyi anlaşılacaktır. Ocak ayında 9/1 derece ve kademeden maaş alan bir memurun prime esas kazancı tam olarak 4.904,77 TL’dir.

Aynı şekilde Ocak ayında göreve başlayan asgari ücretlinin brüt ücretinin tam olarak 5.004 TL olduğu ve bu ücretin de prime esas kazanç olduğu dikkate alındığında göreve yeni başlayan bir memurun prime esas kazancının asgari ücretle çalışan bir personelden daha düşük olduğu görülecektir.

Kaldı ki kamuda asgari ücretle çalışan (kamuda asgari ücretle çalışan işçi yoktur) bir işçi ilaveten 56 günlük ilave tediye almaktadır ve bu tutar da prime esas kazanca dahil edilmektedir.

Bu durumun doğrudan emekli maaşını belirlediği dikkate alındığında asgari ücretlilerin emekli maaşının memurlardan daha fazla olacağı gibi bir ciddi mağduriyetin ortaya çıkacağını belirtmemiz gerekiyor. Sonuç olarak 1.10.2008 tarihinden sonra göreve başlayan memurlar açısından emekli maaşlarında ciddi mağduriyetler yaşanabileceğini hatırlatmak istiyoruz.

Yazıya Tepkim Şudur
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.