DOLAR

9,5260$%0.18

EURO

11,0941%-0.07

GRAM ALTIN

546,88%0,32

ÇEYREK ALTIN

8.616,08%0,45

BİST100

1.455,42%1,58

BİTCOİN

603990฿%0.07889

Öğle Vakti a 12:54
İstanbul AÇIK 16°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Serhat Özyurt

Serhat Özyurt

09 Ekim 2021 Cumartesi

MEB Uzaktan Eğitim İle İlgili Genelge Yayınladı

meb uzaktan eğitim i̇le i̇lgili genelge yayınladı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

MEB uzaktan eğitim ile ilgili yeni bir genelge yayınladı. Genelgede pek çok konuda dikkat çeken detaylar yer alıyor. Konuyla ilgili detaylar haberimizde.

Uzaktan eğitim, günümüzde önemli bir yere sahip. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte kolay hale gelen bu yöntem kısmen verimli olsa da bazı eksiklikler veya sorunlar yaşanabiliyor. Buna rağmen gelişen bir teknoloji alt yapısına sahip olan Milli Eğitim Bakanlığı, bu konudaki çalışmalarını hızlandırarak teknolojik alt yapısına yenilikler katıyor. Türkiye ve pek çok dünya ülkesi, bu zamana kadar olmadığı kadar uzun bir uzaktan eğitim süreciyle baş başa kaldı. Yaşanan bu durum sebebiyle pek çok öğrenci internet üzerinden eğitim alırken bu durum bazı öğrenciler için zorlu bir süreç olarak yansıdı. Bu dönem ile birlikte tekrardan okullara giden öğrenciler için Milli Eğitim Bakanlığı yeni bir genelge paylaştı. Bu genelgede konu ek ders ücreti ve uzaktan eğitim oldu.

MEB Uzaktan Eğitim Genelgesi Yayınladı

Milli Eğitim Bakanlığı, yayınladığı yeni bir genelgede hem ek ders ücreti hem de uzaktan eğitime ilişkin bazı bilgilere yer verdi. Verilen bilgiler arasında öğretmenlerin uzaktan eğitimde ek ders ücreti alıp almayacağı bilgisi yer alırken aynı zamanda uzaktan eğitim gerekliliklerinden de söz edildi. Yapılan açıklamada koronavirüs hastası olan, temaslı olduğu için yüz yüze eğitim alamayan, kronik rahatsızlığı bulunan veya sınıfın tamamen karantinaya alınması durumunda uygulanacak yöntemler arasında öğretmenlerin öğrencilere rehberlik etmesi ve onları yönlendirmesi gerektiği belirtiliyor. Öğrencilerin böyle bir durumda EBA TV veya EBA web sitesi üzerinden eğitim alabileceğini anlatan genelge, öğretmenlerin uzaktan eğitim verdiği yani canlı derse girdiği süre boyunca onlara katkı sunması gerektiğinden de bahsediliyor. MEB uzaktan eğitim genelgesi ile birlikte bir eksiği dile getirerek canlı ders veren ve okula gidemeyen öğrencilere rehberlik eden öğretmenler için ek ders ücretinin ödenip ödenmeyeceğine dair net bir bilginin bulunmamasından bahsederek bu konuya açıklık getirme kararı aldığını paylaştı.

Bakanlığın paylaştığı genelgede görevdeyken verilecek karara göre ek ders ücretinin sunulacağı belirtiliyor. Yani olağanüstü bir durumda alınmayan bir karar için ek ders veren öğretmenlerin ek ders ücreti alıp almayacağı konusunda bir detaydan bahsedilmiyor. Bu konuya açıklık getirmek isteyen bakanlık, paylaştığı genelgede bu detaylara girdi. Milli Eğitim Bakanlığı, yaptığı açıklamada uzaktan eğitim veren, canlı ders sunan veya öğrenciye rehberlik eden öğretmenlerin ek ders ücretinden faydalanabileceğinden söz etti. Genelgede paylaşılan bu bilgi ile beraber durum resmîyet kazanmış oldu. Yapılan bir diğer açıklamada sınıfın tamamen karantinaya alınması durumunda öğrencilerin öğretmenler tarafından yönlendirilmesi ve EBA veya açık kaynaklı dijital platformları kullanarak eğitim alması gerektiği belirtiliyor. Bu dönemde öğretmen ve öğrenci bütünlüğünün korunmasına vurgu yapan MEB uzaktan eğitim genelgesinde öğretmenlerin öğrencilere canlı ders vererek onların eğitim almasının sağlanması gerektiği açıklanıyor.

meb uzaktan eğitim

Milli Eğitim Bakanlığı, yayınladığı bu genelge ile birlikte özet geçmek gerekirse ek ders ücretleri konusunda kafa karıştıran konuya bir açıklık getirmiş oldu. Daha önce sınıftaki bazı öğrencilerin karantinada olması sebebiyle o öğrencilere ek ders sunulmasının ek ders ücreti gerektirip gerektirmediği konusunda net bir bilgi bulunmuyordu. Yeni genelge ile birlikte öğretmenler, canlı dersten ve bu öğrencilere rehberlik ederek ek ders ücreti alabiliyor olacak. Buna ek olarak eğer sınıf tamamen karantina altına alındıysa öğrencilerin EBA veya açık kaynaklı dijital platformlara yönlendirilip bu platformlarda eğitim alması gerektiği açıklanıyor. Ayrıca öğretmenlerin öğrenciler arasındaki olan ilişkisinin zayıflamaması ve eğitimin sürekliliğinin sağlanması için canlı derslerin verilmesi gerekliliğine vurgu yapılıyor.

Uzaktan Eğitimin Gelişim Süreci

MEB uzaktan eğitim genelgesinin yanı sıra bazı vatandaşlar uzaktan eğitim hakkında bilgi almak isteyebilir ve bu eğitimin tarihini incelemek isteyebilir. Uzaktan eğitim, 1700’lü yıllara dayanıyor. Uzaktan eğitimin ilk döneminde genellikle mektuplaşarak ve yazışarak uzaktan eğitim yapılabiliyordu. Bu yöntem gerekli olduğunda pek çok kişi tarafından denendi. İkinci dönem ise 1900’lü yıllardan sonra radyo ve televizyonların yayılmasıyla ortaya çıktı. Bu dönemde öğrenciler özellikle olağanüstü hal durumlarında radyo ve televizyondan eğitim alarak bu şekilde gelişmeye çalıştı. 20. yüzyılın ilerleyen dönemlerinde açık üniversitelerin ortaya çıkması ve sonrasında telekonferans yöntemi ile uzaktan eğitim sağlanması eğitimin bir diğer yanı oldu. 2000’li yıllara doğru ise internet teknolojisinin de gelişmesiyle birlikte uzaktan eğitim bu alana kaymaya başladı.

Türkiye’deki uzaktan eğitim sürecini incelediğimizde 1923 yılından 1955 yılına kadar bu kavramın tartışma ve öneri içerisinde olduğu görülüyor. İlerleyen yıllarda mektupla ve yazışarak uzaktan eğitim sistemini deneyen Türkiye, sonrasında görsel ve işitsel araçları kullanarak radyo ve televizyon ile birlikte uzaktan eğitim vermeye başladı. 1990’lı yıllardan sonra artık bilgisayar ve internet teknolojilerinin de yaygınlaşmasıyla beraber uzaktan eğitim internet ortamında yapılmaya başladı. Günümüzde ise halen bu şekilde devam ediyor. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük uzaktan eğitim süreci koronavirüs salgını ile birlikte gerçekleşti. Yalnızca ülkemizde değil pek çok dünya ülkesinde de aynı durum yaşandı.

Devamını Oku

MEB Personel Alımı Başlıyor, İşte Alınacak Personeller

meb personel alımı başlıyor, i̇şte alınacak personeller
0

BEĞENDİM

ABONE OL

MEB personel alımı yapıyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın yaptığı personel alımları ile birlikte birçok kişi istihdama kavuşuyor olacak.

İstihdam sağlamak ülkeler için önemli bir konu olarak karşımıza çıkıyor. Eğer bir ülke tüm vatandaşlarına istihdam sağlayabilecek düzeyde yer alıyor ise o ülkenin işsizlik sorunu olmaz. Günümüzde özel sektörde çalışmanın yanı sıra devlet kurumlarında çalışmak da özel bir ayrıcalık olarak görünüyor. Çünkü kamu personelleri asgari ücretten daha yüksek maaş aldığı için pek çok vatandaş kamuda işe başlamaya çalışıyor. Milli Eğitim Bakanlığı, yaptığı yeni bir açıklamada binlerce personel alımı yapılacağını duyurdu.

MEB Personel Alımı Yapmaya Başlıyor, Alınacak Personeller Açıklandı

Hükümet, Ağustos ayında Milli Eğitim Bakanlığı için personel alımlarının yapılacağını duyurmuştu. Yaklaşık 1.5 ay olmasına rağmen henüz alımlar başlamamışken Ekim ayı ile birlikte alımların başlayacağı resmî olarak duyuruldu. Milli Eğitim Bakanlığı’nın paylaştığı duyuruya göre 2.593 aşçı alınırken bununla birlikte 3.279 aşçı yardımcısı ve 260 sözleşmeli fizyoterapist alımı yapılıyor. Yapılacak olan personel alımları ile birlikte Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı kurumlardaki personel açığının giderilmesi hedefleniyor.

MEB personel alımı için şimdiden başvurular başlıyor. Başvurulara katılmak isteyen vatandaşlar e-Devlet üzerinden başvuru yapabiliyor olacak. Şunu belirtmek gerekiyor ki birden fazla unvan için başvurmak yasak. Eğer bir vatandaş birden fazla unvana başvurursa vatandaşın yaptığı başvuru iptal ediliyor. Bu detaya dikkat ederek tek bir başvurunun yapılması gerekiyor. Yani vatandaşlar yalnızca bir alana başvuru yapabilir. Başvuru sürecine katılan bir aday, istenilen belgeleri elektronik ortama yükleyerek ve gerekli alanları doldurarak başvuru işlemini tamamlayabilecek.

Aşçı, aşçı yardımcısı ve fizyoterapistler için personel alımı yapan Milli Eğitim Bakanlığı, başvuruların 25 Ekim 2021 tarihinden itibaren yapılabileceğini ve 5 Kasım 2021 23.59’a kadar süreceğini belirtiyor. Başvuru yapan adaylar sonuçları 12 Kasım 2021 tarihinde öğrenebiliyor olacak. Özet geçmek gerekirse MEB personel alımı için 260 fizyoterapist, 2.593 aşçı ve 3.279 aşçı yardımcısı işe alacak. 26 Ekim 2021 tarihinden itibaren başlayacak olan başvurular 5 Kasım 2021 tarihinde sonlanacak. 12 Kasım 2021 tarihinde ise adaylar sonuçları öğrenebilecek.

meb personel alımı

Milli Eğitim Bakanlığı, alım için bazı şartları belirlemiş durumda. Bu şartlar arasında puan şartı yer alıyor. Bu şarta göre ortaöğretim düzeyinde sınava giren bir aday KPSS94 türünde, ön lisans düzeyinde sınava giren bir aday KPSS93 düzeyinde ve lisans düzeyinde sınava giren bir aday KPSS3 düzeyinde puan alması gerekiyor. Bunun yanı sıra bir diğer şart devlet memurluğu olmaya engel olan herhangi bir cezaya sahip olmamak. Bununla birlikte olağanüstü hal kapsamında kamu personeli görevliliğine son verilmek de personel alımını etkileyen bir durum. Bundan dolayı kamu personeli görevinden atılmamak gerekiyor.

MEB personel alımı için bakanlığın açıkladığı diğer şartlar arasında sağlık koşulları dikkat çekiyor. Buna göre personel adayının mesleğini etkileyecek bir hastalığa sahip olmaması gerekiyor. Bunun için sağlık kurulundan alınacak bir rapor ile birlikte göreve başlanabiliyor. Bir diğer sağlık şartı ise psikoteknik raporu alınması gerektiği. Bu rapor ile birlikte adayın mesleği yapabilecek düzeyde olup olmadığı anlaşılıyor. Sağlık şartlarının yanı sıra bir diğer şart herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığına sahip olmamak. Eğer vatandaşın emekli maaşı bulunuyor ise veya yaşlılık aylığı alıyor ise bu durumda başvurusu kabul edilmiyor. Bu şartlara dikkat edip başvuru yapmak gerekiyor. MEB personel alımı için daha birçok şart bulunuyor olsa da vatandaşlar bakanlığın resmî web sitesine giderek detaylı bilgi alabilir.

Milli Eğitim Bakanlığı Hakkında Bilgi

MEB personel alımı konusunun yanı sıra bakanlık hakkında da tarihi bilgiler almak gerekiyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın tarihi 1800’lü yıllara kadar gidiyor. O yıllarda henüz Osmanlı Devleti’nde eğitim işlerinden sorumlu bir bakan bulunmuyordu. Bundan dolayı alınan bir karar ile birlikte Evkaf Nazırlığı kuruldu. Sonrasında çeşitli değişiklikler yapılarak farklı isimlere de yer verildi. Son olarak Maârif-i Umûmiye Nezâreti olarak anılan bakanlık, 1922 yılında kapatılırken bunun yerine 1920 yılında kurulan Milli Eğitim Bakanlığı resmî olarak kullanılmaya başlandı. Temel Eğitim Genel Müdürlüğü, Ortaöğretim Genel Müdürlüğü, Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü, Personel Genel Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Rehberlik ve Araştırma Merkezi gibi pek çok kurumun çatısı olan MEB, günümüzde aktif bir şekilde çalışmalarına devam ediyor.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın günümüzdeki bakanı Mahmut Özer olarak yer alıyor. Bakanlığın 2021 yılındaki bütçesi ise 146.9 milyar lira olarak açıklandı. Genel merkezinin Ankara’da olduğu Milli Eğitim Bakanlığı’nın yardımcıları arasında Ahmet Emre Bilgili, Petek Aşkar ve Sadri Şensoy yer alıyor. Bakanlığın bazı yetkilerini incelemek gerekirse eğitim ve öğretim kurumlarını düzenlemek ve denetlemek, eğitim modeli geliştirmek, bağlı kurumlar için genelgeler yayınlamak ve yeni eğitim kurumları açmak gibi pek çok yetki MEB’e bağlı olarak bulunuyor.

Devamını Oku

Bakan Pakdemirli Duyurdu, Ödemeler Banka Hesabına Yattı

bakan pakdemirli duyurdu, ödemeler banka hesabına yattı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bakan Pakdemirli destek ödemelerinin yattığını duyurdu. Destek ödemesi bekleyenler hemen banka hesabını kontrol etmeye başlayabilir.

Günümüzde pek çok üretici daha iyi destek almak ve daha iyi gelişmek adına çeşitli yatırımlar yapıyor ve işletmesini büyütmeye çalışıyor. Bazı yatırımcılar kendi sermayesi ile birlikte o işi büyütmeye çalışırken bazıları da desteğe ihtiyaç duyabilir. Tarım ve Orman Bakanlığı bu konuda yaptığı destekler ile biliniyor.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, yaptığı açıklamada toplamda 19 milyon liranın üzerinde destek ödemesi yapıldığını duyurdu. Yapılan açıklamada ödemelerin üreticilerin hesaplarına yatırıldığını açıklayan Pakdemirli, bunun yanı sıra bazı bilgiler paylaşarak kamuoyunu bilgilendirdi.

Bakan Pakdemirli Ödemeler Hakkında Açıklama Yaptı

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, üreticilere müjdeli haberi verdi. Pakdemirli, Twitter hesabından yaptığı açıklamada üreticileri desteklemeye devam ettiklerini söyleyerek bu konuda yapılan çalışmaların sonraki dönemlerde de süreceğini belirtti. Üreticilerin destek ödemesi için banka hesaplarına paraların yattıklarını açıklayan Pakdemirli, toplam 19.4 milyon liralık destek sağlandığını ve destek ödemelerinin 8 Ekim 2021 tarihinde yani bugünden itibaren üreticilerin banka hesaplarında olacaklarını duyurdu. Verdiği bu müjdeli haber ile beraber pek çok üreticiye sevindiren gelişmeyi veren Pakdemirli, sunduğu bu gelişme ile birlikte üreticilerin rahat bir nefes almasını sağlıyor.

Bakan Pakdemirli, yaptığı bir diğer açıklamada üreticilere sunulan desteğin hangi alanlarda ne kadar olduğundan da bahsetti. Üreticileri destekleme konusunda emin adımlarla ilerlediklerini söyleyen Pakdemirli hububat, dane mısır ve baklagil için 4.3 milyon liralık destek sunulduğunu paylaşırken sertifikalı tohum üretimi için 11.6 milyon liralık destek sağlandığını belirtti. Bunun yanı sıra diğer destekler hakkında da açıklama yapan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, paylaştığı açıklamada destek ödemelerini mazot gübre için 2.2 milyon lira olduğu, sertifikalı fidan üretimi için 570.000 lira olduğu ve sertifikalı tohum kullanım desteği için 624.000 lira olduğunu belirtti. Üreticilere diğer dönemlerde de destek yapacaklarını belirten Pakdemirli, dağıtılan destek ödemelerinin üreticilere hayırlı olmasını diledi.

Vatandaşlar Fidan Dikimine Davet Edildi

Ormanlar ile ilgili bir açıklamaya da yer veren Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, yaptığı açıklamada 2021 yılının sonuna kadar Yozgat’ta 2 milyonun üzerinde fidan dikiminin yapılacağından söz etti. Türkiye’nin tamamında 252 milyon fidanın dikileceğini söyleyen Pakdemirli, “#GeleceğeNefes” etiketi ile bu yatırıma destek verdi. 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü’nde halkı ağaç dikmeye davet eden Bakan Pakdemirli, her vatandaşı kendi şehrindeki fidan dikim alanında fidan dikmesini istedi. Fidan dikme programı ile birlikte ülkemizin daha yeşil ve daha iyi bir iklime sahip olması hedefleniyor.

bakan pakdemirli

Üreticiler Durumdan Memnun

Pek çok çiftçi, Bakan Pakdemirli’nin yapmış olduğu üreticiler için destek ödemesi haberine seviniyor. Bir üreticinin yaptığı açıklamaya göre kendisinin tarımsal alanda çiftçilik yaptığını söyleyen işletme sahibi, aldıkları destek ile birlikte daha rahat geçinebildiklerini açıklıyor. Destek ödemesi ile beraber üretim işinin kolaylaştığından söz eden çiftçi, destek ödemesi olmadığı takdirde zorlanacaklarını belirterek hükümete teşekkürlerini sunuyor. Üretici, kendisinin tohum desteği aldığını açıklayarak aldıkları bu destek ile beraber sezonun rahat bir şekilde geçtiğini ve kâra geçebildiklerini söylüyor.

Bakan Pakdemirli, yaptığı bu destek ile birlikte pek çok çiftçiye katkı sağlarken destek ödemesinden yararlanan bir üretici, bu desteğin kısmen yeterli olduğunu açıklıyor. Kendisinin tarımsal ürünler açısından büyük bir işletmesinin olduğunu söyleyen üretici, yaptığı açıklamada verilen destek ile birlikte bir nebze olsun rahatladıklarını belirtiyor. Daha önce destek almadıkları için dönemi zor kapattıklarını belirten esnaf, bu ödeme ile beraber durumu ucu ucuna kurtardıklarını açıklıyor. Her sezon durumun daha da iyiye gittiğini belirten çiftçi, aldıkları destek sayesinde gelişebildiklerini söylüyor. Daha önceki yatırım maliyetinin neredeyse kapanmak üzere olduğunu açıklayan üretici, borçlar bittikten sonra rahatlıkla kâra geçebileceğini ifade ediyor.

Pek çok üretici, bu destekler sayesinde rahat bir şekilde gününü kurtarabiliyor. Bir diğer üreticiden elde edilen bilgilere göre desteğin gayet yeterli olduğu belirtilirken çiftçi, kendisinin hububat desteğinden yararlandığını açıklıyor. Yalnızca üreticilik yapmakla kalmayıp pazar işiyle de uğraştığını söyleyen esnaf, pazarda ürettikleri ürünlerin bir kısmını sattığını ve bu şekilde cebine para girdiğini belirtiyor. Fahiş fiyat uygulayan zincir marketlere de birkaç söz söyleyen üretici, pazarda daha uygun fiyata olan bazı ürünlerin markette pahalı olmasını doğru bulmadığını ve böylesine yüksek fiyat farkının oluşmaması gerektiğini açıklıyor. Fahiş fiyatların önüne geçmek için hükümetin harekete geçtiğini bildiğini söyleyen üretici, bu durum ile birlikte vatandaşların daha uygun fiyata ürünlerden faydalanabileceğini açıklıyor.

Haberi özet geçmek gerekirse Bakan Pakdemirli, yaptığı açıklamada üreticiler için destek ödemelerinin bugün itibariyle banka hesaplarına geçirildiğini belirtti. Toplam ödemenin 19.4 milyon lira olduğunu açıklayan Pakdemirli, hububat, tohum ve dane mısır gibi pek çok alanda üreticilere destek sağladığını duyurdu. Alınacak destek ödemeleri ile beraber çiftçilerin rahat bir nefes alması bekleniyor.

Devamını Oku

Bakan Mahmut Özer Aşı Olan Öğretmen Oranını Duyurdu

bakan mahmut özer aşı olan öğretmen oranını duyurdu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bakan Mahmut Özer, yaptığı açıklamada aşı olan öğretmenlerin oranını paylaşarak bazı bilgilere detaylı bir şekilde yer verdi.

Eylül ayında eğitim öğretim döneminin başlamasıyla beraber öğrenciler tekrar okullarına gitti. Maskeli bir şekilde ve önlem alarak okullarda yer alan öğrenciler ve okul personelleri, bu konuda dikkatli olarak ve titiz davranarak iş yapıyor. Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’in yaptığı açıklamalarda aşı olan ve bağışıklık kazanan öğretmenler açıklanırken aynı zamanda bazı bilgiler de kamuoyu ile paylaşıldı.

Bakan Mahmut Özer Aşı Olanların Oranını Paylaştı

Eğitim ile ilgili çeşitli açıklamalar yapan Milli Eğitim Bakanı Özer, yaptığı konuşmada yüz yüze eğitimde 1.5 yıllık ara verildiğini belirterek artık uzaktan eğitime devam etme lüksünün bulunmadığından söz etti. Yüz yüze eğitimin önlemler alınarak düzgün bir şekilde devam edeceğini söyleyen Özer, okulların öneminden bahsedip koronavirüs salgını sürecinde eğitimin ne kadar önemli olduğunu daha çok anladıklarını vurguladı. Okulların çocukların kültürel, sosyal ve psikolojik gelişimlerine katkı sağladığını belirten Özer, artık okulların açık tutulmasının milli bir mesele olduğunu belirterek şu anda eğitimin sorunsuz bir şekilde aksamadan devam ettiğini vurguladı.

PCR testleri, aşı ve önlemlerin alınmasıyla birlikte okulların bu süreçten sonra da açık kalması için ellerinden geleni yapacaklarını söyleyen Milli Eğitim Bakanı Özer, bu dönemde en büyük avantajın öğretmenlerin aşılanma oranı olduğunu söylüyor. Ülkemizde öğretmenlerin iki doz aşı olma oranının %85’e ulaştığını belirten Özer, aşı olmadan hasta olup bağışıklık kazananların oranının ise %5 olduğunu açıklayarak toplam bağışıklık oranının %90’a ulaştığını dile getirdi. Bakan Mahmut Özer, bu aşılama oranı ile pek çok ülkeye örnek olduklarını da belirtti.

Mesleki Ve Teknik Eğitim Gelişiyor

Mesleki eğitim ile ilgili açıklamalarını da dile getiren Mahmut Özer, yaptığı konuşmada mesleki eğitimde yapılan geliştirmelerin başarısından söz ederek bu alandaki büyüme ile birlikte müfredatın güncellendiğini de belirtti. Mesleki eğitime yapılan yatırımlar ile birlikte bu alandan mezun olan öğrencilerin istihdam oranını yükselttiğini açıklayarak mesleki eğitimden mezun olup bu alanda eğitim alanların istihdam oranının %88 olduğunu söyledi. Ankara ASELSAN Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Konya ASELSAN Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi gibi pek çok lisenin ilk defa %1’lik dilimden öğrenciye sahip olduğunu ifade eden Bakan Özer, bu durum ile birlikte akademik açıdan başarılı olan öğrencilerin fen lisesinin yanı sıra meslek liselerini de tercih ettiklerini vurguladı.

bakan mahmut özer

Mesleki eğitimin koronavirüs pandemisi gibi olağanüstü bir durumda toplumun ihtiyaç duyduğu ürünleri hizmete sunabildiğini dile getiren Bakan Mahmut Özer, mesleki ve teknik eğitimdeki üretim kapasitesinin arttığından bahsetti. Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer tarafından yapılan açıklamada 3.574 mesleki ve teknik Anadolu lisesinin üretiminden ve hizmet kapasitesinden elde edilen gelirin 2018 yılında 217 milyon lira olduğunu açıklayarak 2020 yılında gelirlerin 503 milyon liraya ulaştığını belirtti. Yani 2.5 kata yakın bir artış söz konusu. 2021 yılındaki gelir hedefinin 1 milyar lira olduğunu belirten Bakan Özer, amaçlarının yalnızca gelirleri arttırmak değil aynı zamanda öğrencilerin bu konudaki tecrübelerini ve bilgi birikimlerini geliştirmek olduğunu söyledi.

Öğrencilere Asgari Ücret Müjdesi

Bakan Mahmut Özer, yaptığı bir diğer açıklamada önemli bir müjdeyi verdi. Bakan, yaptığı paylaşımda mesleki ve teknik eğitim alan 9, 10, 11 ve 12. sınıf öğrencilerinin bu alanda çalışıp asgari ücret alabilmesi için çalışmaların yapıldığını duyurdu. Özer, mesleki ve teknik eğitimden mezun olan öğrencilerin en az asgari ücretle iş bulmalarını sağlamak adına bu konudaki çalışmalarını sürdürdüklerini belirtirken bu alanların daha da gelişerek daha güçlü bir hal almaya başladığını da ifade ediyor. Mesleki ve teknik eğitimin bir işe başlamadan önce önemli bir tecrübe birikimi sağladığını açıklayan Bakan Özer, bu eğitim ile birlikte öğrencilerin geleceğe hazırlandığını söylüyor.

Sözüne kaldığı yerden devam eden Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, koronavirüs salgını süresince meslek liselerinin yüz koruyucu siperlik, maske, tek kullanımlık önlük ve dezenfektan gibi pek çok ürünü ürettiğini belirterek bu liselerin yalnızca iş gücü piyasasını güçlendirmekle kalmadığını, aynı zamanda olağanüstü koşullarda topluma hizmet sunabildiğini vurguluyor. Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, yaptığı bir diğer konuşmada Türkiye’de bazı illerde 50 Ar-Ge merkezi inşa ettiklerini duyururken bunun mesleki teknik ortaöğretimde bir ilk olduğundan da söz ediyor. Bakan Mahmut Özer, mesleki ve teknik eğitimde son 10 yıl içerisinde tescili alınmış ürün sayısının 2,9 olduğunu belirtirken 2020 yılı ile birlikte 188 patent alındığını sözleri arasına ekliyor. 2021 yılı hedefinin 750 olduğunu dile getiren Bakan Özer, bu hedef ile birlikte mesleki ve teknik liselerin daha çok gelişeceğini ve daha fazla tescile sahip olacağını söylüyor. Günümüzde mesleki ve teknik eğitime önem gösterilmesiyle birlikte bu alandaki çalışmaların hız kazanması ülke ekonomisine önemli bir katkı sunuyor.

Devamını Oku

Kredi İflas Riski Son 6 Ayın En Yüksek Seviyesinde

kredi i̇flas riski son 6 ayın en yüksek seviyesinde
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Kredi iflas riski son 6 ayın en yüksek seviyesine çıktı. Kredi iflas riskinde yaşanan artış çok ciddi seviyelerde yer alıyor.

Son zamanlarda Türk lirasındaki değer kaybının artması, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın faiz indirimi kararı alması ve bunun yanı sıra gelişen pek çok ekonomik olay kredi iflas riskinin daha da yükselmesine sebep oldu. Kredi iflas riskinin kısa sürede 400’ün üzerine çıkması durumun ciddiyetini gösterir nitelikte. Kredi iflas riskinin yanı sıra enerji fiyatlarındaki artış, dolar ve euro kurundaki dalgalanma, bitcoinin 55.000 doları aşması ve borsada yaşanan düşüş de dikkat çeken ekonomik gelişmeler arasında yerini alıyor.

Kredi İflas Riski Son 6 Ayın En Yüksek Seviyesine Ulaştı

Kredi iflas riski son 6 ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Geçtiğimiz günlerde 400 puanın altında olan risk seviyesi 400 puanın üzerine çıkarak 439 puana kadar yükseliş elde etti. Aktarılan bilgilere göre Türkiye, Arjantin’den sonra en riskli ülkeler arasında yer alıyor. Kredi iflas riskinin bu kadar çok yükselme yaşamasının nedeni döviz kurlarındaki değişim ve TCMB faiz oranlarındaki düzenleme olarak karşımıza çıkıyor. Bu gibi durumlar kredi iflas riskinin seviyesini etkileyen bir faktör olmakta.

Enerji Fiyatlarında Artış Yaşanıyor

Son zamanlarda enerji fiyatlarında ciddi bir yükseliş ve dalgalanma mevcut. Dün ciddi bir şekilde yükselen doğal gaz fiyatı, bu kış doğal gaz faturasının ne kadar yükseleceğini anlatır nitelikte görünüyor. Geçtiğimiz yıla göre 2.50 kata kadar fiyat artışı ile karşılaşan doğal gaz fiyatları geçtiğimiz yıl 2,50 liranın altında yer alıyordu. Yaz vakti yükselişe geçen doğal gaz kışa doğru büyük bir atak yaparak daha da yükseldi. Doğal gaz önce 5,50 doları aştı, ardından 6 doları aşarak daha da yükseldi. Kısa sürede 6,10 doların üzerine çıkan doğal gaz sonrasında 5,50 doların altına kadar gerileme ile karşılaştı. Dün tekrardan yükselişe geçen doğal gaz 6,50 dolara kadar ulaşırken yeni gün ile birlikte doğal gazda büyük bir düşüş yaşandı. Doğal gaz fiyatı 5,50 dolara kadar geriledi.

Bitcoin 55.000 Doların Üzerine Çıktı

Kredi iflas riski haberinin yanı sıra ekonomik bir gelişme olan bitcoinden de söz etmek gerekiyor. Bitcoin, dün yaşadığı yükseliş ile birlikte Mayıs ayından sonraki en yüksek seviyesine ulaşmış oldu. Son zamanlarda değerine değer katıp yükselen bitcoin, hatta bir süre 50.000 doları da aşan kripto para birimi BTC, Çin’in uygulamış olduğu yasak kararı ile beraber 40.000 dolara kadar gerilemişti. Ardından tekrardan yükseliş eğilimine giren bitcoin, değerine değer katmaya çalışıyordu.

kredi i̇flas riski

Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası, yaptığı açıklamada bitcoin ile ilgili olumlu görüşler belirtti. Bu da bitcoinin daha çok değer kazanmasını sağladı. Kısa sürede 45.000 doları geçen bitcoin ardından 50.000 doları aştı. Bu seviyede kalmakla yetinmeyin daha çok değer artışı içerisine giren BTC, ardından 55.000 doların da üzerine çıktı. Dün yaşanan artış ile birlikte bitcoin 5.000 doların üzerinde bir fark oluşturdu. En yüksek 55.700 doların biraz üzerine çıktı. Bitcoinde yaşanan bu artış yatırımcıların daha çok kâr elde etmesini sağlarken bunun dışında yaşanan bir diğer olay bitcoinin 1 trilyon doların üzerinde piyasa değerine ulaşması oldu.

Borsada Düşüşler Yaşanıyor

Kredi iflas riski haberinin dışında bilinmesi gereken bir diğer ekonomik haber borsadaki düşüşler olarak karşımıza çıkıyor. Dün akşam saatlerinde tüm endekslerde ciddi bir kayıp meydana geldi. Yaşanan bu kayıp ile birlikte borsadaki değer kaybı %2’ye ulaştı. Dün akşam saatlerinde tüm endekslerde değer kaybı yaşanırken yeni gün ile birlikte bazı endeksler değer kazanmaya başladı. BİST 100, dünkü kayıp ile birlikte Temmuz ayından sonraki en ciddi düşüş ile karşılaştı ve 1.370’e kadar geriledi. Yaşanan bu gerileme ile birlikte değer kaybına uğrayan BİST 100, açılışta 1.390’a yaklaştı.

Dolar Kuru Rekor Seviyeye Yaklaştı

Kredi iflas riski haberinin yanı sıra döviz kurlarını da incelemek gerekiyor. Çünkü önemli gelişmeler yaşanıyor. Dolar, lira ve euro döviz kurunda dalgalanmalar hakim. Dün rekora koşan dolar lira kuru bugün daha düşük seviyede yer alıyor. Sabah saatlerinde 8,90’ın üzerine çıkan kur bir süre sonra düşüş eğilimine girmeye başladı. Kısa sürede 8,90’ın altına inen dolar lira kuru ardından 8,85 liranın da altına düştü. Gece saatlerinde düşüş eğilimini sürdüren dolar lira kuru sabah saatlerinde 8,80 liranın altını gördü ve sonrasında tekrardan yükselişe geçti.

Euro dolar kurunda ilginç anlar yaşanıyor. Kur geçtiğimiz yıldan bu yana en düşük seviyesine gerilemiş oldu. Dün 1,16’ya yaklaşan kur sonrasında 1,1530’a kadar düşüş ile karşılaştı. Ardından yükselişe geçen yeni günde 1,1570’e ulaştı. Özet geçmek gerekirse euro dolar kurunda ciddi bir dalgalanma hakim.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.