DOLAR

17,9604$% 0.01

EURO

18,3135% -0.01

GRAM ALTIN

1.030,53%-0,06

ÇEYREK ALTIN

1.687,00%-0,18

BİST100

2.795,06%1,62

BİTCOİN

427657฿%2.72894

Öğle Vakti a 13:15
İstanbul AÇIK 29°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
ataşehir escort
a

Kamu Hizmetlerinden Eşit Yararlanma Hakkı

kamu hizmetlerinden eşit yararlanma hakkı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kamu hizmetleri, kamu kurum ve kuruluşları aracılığı ile kamu görevlileri tarafından verilen hizmetlerdir. Kamu hizmetleri devletin devamı ve vatandaşların refahının söz konusu olduğu her alanda verilebilir. Devlet adına kamu hizmeti veren kamu kurum ve kuruluşları ile kamu görevlileri verdiği hizmetlerde eşit davranmak zorundadır. Aynı şekilde kamu hizmeti verecek kişilere de eşit şartlarda başvuru imkanı ve kamu hizmetine girme imkanı verilmelidir. Devlet kurumlarının verdiği kamu hizmetine girmek Anayasal güvence altındadır.

Anayasa madde 70 ‘e göre Her Türkiye Vatandaşı, kamu hizmetine girme hakkına sahiptir. Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayrım gözetilemez.

Anayasa’dan yola çıkarak hem kamu hizmetine girmek hem de kamu hizmeti vermek devletin sorumluluğudur. Devlet bu sorumluluğunu devredemez ve bu sorumluluktan kaçınamaz. Devlet, sağlık hakkı, eğitim ve öğretim hakkı, vatandaşların huzur ve sükununu sağlamak, vatandaşların güvenliğini sağlamak, eşit ve adil bir şekilde kamu hizmeti vermek gibi sorumluluklardan vazgeçemez.

kamuda eşitsizlik

kamu kurumlarında cinsiyet eşitsizliği

Bu hakları vatandaşlara dağıtırken de eşit davranmak zorundadır. Siyasi partiler sadece tarafı oldukları vatandaşlara değil herkese eşit hizmet vermelidir. Eğer ki kamu hizmetinden yararlanma iktidarda bulunan siyasi partiden olan vatandaşlar için geçerli olursa diğer vatandaşlar için yaşanılan ülke çekilmez hale gelir. Diğer vatandaşların da güven ve huzur içinde yaşamaları için demokrasi vardır.

Dünyada demokrasi ile yönetilen birçok ülke vardır. Demokrasi ile yönetilen her ülkenin benimsediği birden fazla ve farklı modelde demokrasi vardır. Bunlar; temsili demokrasi, yarı temsili demokrasi, çoğulcu demokrasi, çoğunlukçu demokrasi gibi farklı modellerdir. Vatandaşlık konusuna girip konuyu çok dağıtmadan kısaca şunu söyleyeyim. Bu demokrasi çeşitleri aslında iktidarda olan siyasi parti dışındakilerin de kaderini belirleyen modellerdir. Ama tüm modellerde ortak bir görüş vardır. O da vatandaş olan herkese eşit hizmetin götürülmesi gerektiğidir.

Kimse sağcı, solcu, liberal, demokrat, muhafazakar vs. gibi olmasından dolayı kamu hizmetlerinden yoksun bırakılamaz. Bir ilçenin belediyesi kendisine oy vermeyen bir mahallenin işlerini yaptırmaktan geri duramaz ya da güvenliğinizi sağlamayacağım diyemez.

Sosyal Medyada Kamu Kurum Ve Kuruluşları

Artık sadece vatandaşlar değil kamu kurum ve kuruluşları da sosyal medyada bayağı aktifler. Vatandaşlar herhangi bir problem ile karşı karşıya kaldığı zaman sosyal medyada ilgili kurumu etiketleyerek şikayetlerini ve isteklerini belirtiyor. Bu doğrultuda ilgili kamu kurum ve kuruluşu ilgili şikayeti değerlendirip size dönüş yapıyor. Ben de birkaç kere kısa yoldan bazı problemlerimi twitter aracılığı ile çözdüm. Buraya kadar her şey çok iyi aslında ama asıl problem kamu kurum ve kuruluşlarının tutumlarında ortaya çıkıyor. Buradan sonra bahsedeceğim kamu kurum ve kuruluşları her kamu kurumu değildir.

Bunu öncelikle açıkça belirteyim. Peki, sosyal medyayı aktif kullanan kamu kurumları kendisine muhalif yazı yazan ya da yazdıklarını düşünce anlamında ters bulan takipçilerini engelleyebilir mi? Bu son birkaç yıldır çok fazla yaşanıyor. Bazı kamu kurum ve kuruluşları hatta açıkça ifade edeyim bazı belediyeler başkanlarına yazılan muhalif yazıları içselleştirip belediyenin resmi sayfasından ilgili kişileri engelliyor.

Bu durum hukuken doğru bir hareket midir? Öncelikle bazı belediyelerin öz eleştiri yapması gereken bir konu var. Bazı hizmetler yapılınca ve takdir toplamaya gelince herkes takdiri kabul ediyor ancak iş eleştiriye gelince vatandaşlar banlanıyor ya da engelleniyor. Bu tutum yeterince yersiz ve anayasaya da aykırıdır.

Kamu Kurum ve Kuruluşları Vatandaşları Sosyal Medyada Engelleyebilir Mi?

Herkes kamu hizmetlerinden eşit yararlanma hakkına sahiptir. Kamu kurum ve kuruluşları hem çağa ayak uydurmak adına hem de vatandaşlara daha kaliteli hizmet verebilmek adına çeşitli sosyal platformlarda da hizmet veriyor. Yani bu sosyal platformlarda bulunmak bir çeşit kamu hizmetidir. Yani nüfus müdürlüğüne gidip işlem yapmak gibi sosyal medyada da ilgili kamu kurumu hizmet veriyor. Şikayetiniz varsa etiketliyorsunuz kurumu ve probleminiz çözülüyor. Ancak kamu kurumunun resmi sitesinden engellenen vatandaş ilgili belediyenin hizmetleri ve sağlanan kolaylıklardan habersiz kalabiliyor.

kamuda eşitlik

kamuda eşitlik i̇lkesi

Ayrıca hizmetler ile ilgili herhangi bir şikayeti olduğu zaman ilgili kamu kurumuna ulaşamıyor. Bu durum hukuki değildir ve kamu hizmetinden eşit yararlanma hakkının ihlali demektir. Bu sebeple de ilgili kamu kurum ve kuruluşları vatandaşlardan hiçbirini engelleyemez. Her vatandaşa ve siyasi görüşe eşit bir şekilde hizmet götürmek zorundadır. Ancak içerik olarak uygun olmayan yazılar, spam ya da farklı şikayetler varsa ilgili sosyal platforma şikayette bulunarak üyenin üyeliğini kaldırtabilir ya da askıya aldırtabilir. Bunun dışında eğer ortada hakaret, ağır içerik ya da küfür benzeri şeyler yoksa sadece siyasi görüşünden dolayı ilgili vatandaşı engelleyemez.

Kamu kurum ve kuruluşlarının vatandaşları engellemesi ile ilgili Ankara 4. İdare Mahkemesi’nin daha yeni vermiş olduğu bir karar var. Olayda belediye başkanının twitter üzerinden yazdığı yazılara yorum yapan bir vatandaş ilgili belediyenin sosyal medya hesabından da engellenmiştir. Bu engellemenin iptali için vatandaş idare mahkemesine dava açmıştır. İlgili mahkeme vatandaşı haklı bulup engelin kaldırılmasını istemiştir. Vatandaşı haklı bulmasındaki gerekçe tam da yukarıda bahsettiğim şeydir. İdare mahkemesi siyasi kişilikleri olan kişilerinde hukuki sınırlar çerçevesinde eleştirilebileceği ve bu durumun siyasi kimlikten ayrı olamayacağını, vatandaşın yorumunun hakaret içermediğini, hukuka aykırılık bulunmadığını bu yüzden de farklı muameleye tabi tutulamayacağını söylemiştir.

Kamu Kurumlarında Siyasetin Etkisi

Bu idari karar aslında şunu da ortaya koyuyor. Siyasi kimlik sahibi kişiler istediklerini söyleyebilirlerse hakaret içermediği ve hukuka aykırılık olmadığı müddetçe vatandaşlar da dilediğini söyleyebilirler. Bu durum tamamen ifade özgürlüğü çerçevesindedir. Eğer ki olayda ağır hakaret, küfür ya da hukuka aykırılık olsa idi ilgili mahkeme davacı vatandaşın talebini reddedebilirdi. Her vatandaş belediye başkanı ile aynı görüşte olmak zorunda değildir. Eleştirilmeyen bir parti ya da düşünce otokrasi yoluna doğru gider. Ülkemizde bulunan demokrasi her ne kadar çoğunlukçu demokrasi ise de her vatandaş mecliste bir şekilde bağlı olduğu siyasi görüş tarafından temsil edilir.

Bu yüzden de tüm kamu kurum ve kuruluşları, belediye gibi yerel yönetimler tüm vatandaşlara eşit kamu hizmeti vermek zorundadır. Aksi takdirde keyfi uygulamalar ortaya çıkar. Kamu hizmetini sağlayan kamu görevlilerinin keyfiliğini önlemek amacı ile kamu hizmeti kanunlarla koruma altına alınmıştır. Hukuk sınırlarında kalındığı sürece düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında herkes düşüncesini açıklayabilir. İlgili kurum ya da kamu görevlisi kişinin siyasi görüşünü ya da milliyetini benimsemese bile kamu hizmeti vermek zorundadır. Aksi durum görevi kötüye kullanma olur. Görev kötüye kullanıldığı takdirde hukuki olarak yaptırıma tabidir.

Devamını Oku

Kripto Paralara Yatırım Ne Kadar Mantıklı?

kripto paralara yatırım ne kadar mantıklı?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bitcoin, dünya genelinde yıllardır tanınmakta olan ve kripto para olarak adlandırılan yatırım araçlarından birisidir. Hakkında birçok olumlu ve olumsuz eleştiri yapılmasına rağmen 2017 yılına kadar çokça söz edilmeyen Bitcoin, ulaşmış olduğu yüksek değerlerden sonra, her gün konuşulmaya başlamıştır. Şuan 1 adet Bitcoin almak isteyen kişilerin, Türk Lirası cinsinden 20 bin TL’nin üzerinde ödeme yapması gerektiğini görmekteyiz. Kişiler bu değeri gördüğünde ilk olarak Bitcoin’in hangi ülkeye ait olduğuna baksa da karşılarına bir ülke çıkmayacaktır. Bunun nedeni de, Bitcoin’in tamamen anonim olduğudur. Bitcoin fiyatı nasıl belirlenir konusuna geldiğimizde ise, finansal sektörlerde çok sık kullanılan arz ve talepten söz etmemiz gerekecek.

Bitcoin Fiyatı Nasıl Yükseliyor?

Yukarıda da belirtildiği gibi, Bitcoin herhangi bir ülkenin resmi para birimi değildir. Dijital ortamda üretimi yapılan sonrasında da harcanabilen ya da takas yapılabilen bir para birimidir. Bundan dolayı alınabilecek bir Merkez Bankası kararı ya da maliye politikası uygulaması, Bitcoin’e herhangi bir etkide bulunmayacaktır. Bitcoin fiyatı nasıl belirlenir diyenler için de, bu para birimine olan talebin, fiyatı belirleyici nitelikte olduğunu söyleyemek mümkün.

Yıllara göre orantı kurduğumuzda, Bitcoin’in ilk etapta neredeyse hiçbir değeri olmadığını ama yıllar geçtikçe değerine değer kattığını görebiliriz. Bunun nedeni ve Bitcoin fiyatının artmasına neden olan durumları görebiliyoruz.

  • Bitcoin fiyatları tamamen arz ve talebe bağlıdır.
  • Arz, piyasaya sunulan Bitcoin miktarı, talep ise; Bitcoin’in kullanım miktarı, kullanım alanları ve yatırımcısının bakış açısıdır.
  • Bilindiği gibi Bitcoin sınırlı sayıda üretilecektir. Bu başlı başına fiyat artışlarını tetikleyici niteliktedir. Ayrıca, piyasaya zor sunulmasından dolayı, Bitcoin arzının düşük ya da sabit olduğunu söyleyebiliriz.
  • Talep alanına baktığımızda ise, şuan milyonlarca kişinin yatırımcısı olmak istediğini, ödeme yöntemi olarak Bitcoin kullanıldığını, ülkelerin bile dış ödemelerinde artık Bitcoin tercih ettiğini ve her şeyden önce de yatırımcısının Bitcoin’e güvendiğini söyleyebiliriz.

Bitcoin fiyatı nasıl belirlenir konusunda yukarıdaki bilgilere bir yorum getirmemiz gerekirse, talep tarafındaki artışlar ne kadar çok olursa, fiyatın da o kadar artacağını söyleyebiliriz. Fiyat her ne kadar artmış ve yeni yatırımcıların satın alması zorlanmış olsa da, düşük tutarlarda da Bitcoin alınabiliyor olması, kişilerin kademeli olarak birikim yapmasına ve haliyle de talebin artmasına yol açmaktadır. Kişilerin Bitcoin’den büyük bir darbe almadığı, Bitcoin ödemesi kabul eden firmaların azalmadığı sürece, fiyatların artışına devam edecek gibi gözüküyor

Bitcoin Fiyatları Ne Kadar Daha Yükselecek?

Şuan finansal sektörlerin en gözde konularından birisi olan Bitcoin, kazançlı olmasının yanı sıra dikkatli olunması gereken de bir araçtır. Çünkü, binlerce kişi Bitcoin’in istikrarlı bir şekilde gelişeceğini savunmakta binlerce kişi ise, kısa sürede popülerliğini yitireceğini açıklamaktadır. Bu da haliyle kişilerin kafasında bir soru işaretine yol açmaktadır. Ancak, bu söylenenlere kesinlikle kulak asılmamalıdır.

Herkes Bitcoin fiyatı nasıl belirlenir konusunun beraberinde, bu artışların ne kadar daha devam edeceğini araştırmaktadır. Şuan fiyatı etkileyen faktörlerde birinci sırada yer alan talep, Bitcoin için sürekli artmaktadır. Herhangi bir ülkeye ait olmamasından dolayı siyasi engellerden bile etkilenmeyen Bitcoin, bu talebin artışıyla da artışını devam ettirecektir. Bundan dolayı, yatırımcıların çok fazla endişe etmesine gerek yoktur.

İleriye dönük tahminler yapıldığında, Bitcoin yatırımcılarının arttığı ve bunun da arzı arttıracağından dolayı fiyatı düşüreceği şeklinde yorum yapanlar olduğunu görmekteyiz. Ancak, Bitcoin üretimi sanıldığı kadar kolay gerçekleşmemekte ve bundan dolayı da yatırımcı sayısı arz tarafında talebi geçecek şekilde bir etkiye sahip olmamaktadır. Bu da Bitcoin fiyatlarının 2017 yılı sonunda ve 2018 yılı genelinde de artacağına işaret etmekte.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.