DOLAR

9,5106$%0.09

EURO

11,0920%0

GRAM ALTIN

545,99%0,16

ÇEYREK ALTIN

8.616,08%0,45

BİST100

1.455,42%1,58

BİTCOİN

602056฿%0.16034

Öğle Vakti a 12:54
İstanbul AÇIK 16°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Ateş Yuvakuran

Ateş Yuvakuran

14 Ekim 2021 Perşembe

Pandemi Koşullarında Sağlıkçılar ve Hasta Hakları

pandemi koşullarında sağlıkçılar ve hasta hakları
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Son zamanlarda çok fazla sağlıkta şiddet haberleri duymaya başladık. Sağlıkçılara uygulanan bu şiddetin ne kadarı haklı ne kadarı haksızdır. İlk olarak şunu belirtmekte fayda var ki şiddetin her türlüsü haksızdır. Şiddet uygulandığı zaman haklı iseniz bile haksız konuma gelirsiniz. Bu sebeple de haklıyım dövdüm haklıyım hakaret ettim gibi mazeretler haklı sebep olamaz.

Hastalar kanunda belirlenen bazı geniş çaplı yasal haklara sahiptir. Ancak bu hakların arasında hiçbir zaman darp etme hakkı gibi bir hak bulunmamaktadır. Pandemi süreci hepimizin ayarları ile oynadı. Sağlık problemleri, kapanma sonucu ekonomik sıkıntılar, işsizlik gibi faktörler herkesin sinir yaylarını yeterince gerdi. Bunların üzerimizde oluşturduğu etkiyi atamadığımız için gereksiz yerlerde ve gereksiz şekilde aslında birbirimize patlıyoruz. Daha normal bir ortam olsa herkes medeni bir şekilde problemleri konuşup çözebilir. Nezaket ve üslup aslında tüm sıkıntılı durumların üstesinden gelebilir.

Sağlıkçıların Ve Vatandaşların Tahammül Sınırı Nereye Kadar İndi?

Bu yazında hani haklardan bahsedecektin sağlıkçıları koruyup durdun gibi düşünenler olabilir. Haklar kolay onlar anlatılır, tartışılır. Ancak önemli olan empati yapabilmek. 48 saatlik nöbet periyotları, pandeminin zor koşulları, ailelerine virüs bulaştırma korkusu, aldıkları ücretlerin yetersiz olması gibi sebepler sağlıkçıları da ciddi anlamda olumsuz etkiledi. Bu süreçte onlar canla başla çalışmasaydı şuan daha kötü durumda olabilirdik. Bu kadar problem onların da ister istemez sinirlerinin ayarı ile oynadı.

Size kendi yaşadığım durumdan bahsedeyim. Diş hastanesinde randevum vardı ve kimsenin hakkına girmemek için evden bayağı erken çıktım otobüse bindim. Biraz ilerledikten sonra öndeki araçlar kaza yapmış ve otobüs milim hareket etmiyor. Yaklaşık 1 saatte 10 dakikalık yolu anca gittik. Tabi ilk randevu olduğu için randevu zamanımdan 10 dakika gitmiş. Girdim doktor haklı olarak neden saatinizde randevuya gelmediniz işleminiz yarım saatten fazla sürecek diğer hastayı nasıl bekleteyim yaptığınız doğru mu dedi? Sabahtan beri trafikte olma ve geç kalma korkusunun oluşturduğu sinirden olmalı. Ben mi yaptım trafikteki kazayı dedim, elimden geleni yaptım erken çıktım kimsenin hakkına girmemek için ama yetişemedim ne yapayım diye sesim yükselmiş. Doktor da tabi ki size düzgünce söylüyorum neden böyle tepki veriyorsunuz, ben ne yapayım hastayı mı almayayım dedi. Sonra durdum aslında ikimizin de kasıtlı yaptığı bir hareket yoktu. Kusura bakmayın trafikte gerildim, sonrakinin hakkına da girmeyeyim diye erken çıktım ama muhtemelen trafikte gerildim size patladım dedim. O da aynı şekilde siz de kusura bakmayın dedi. Anlık bir durakladığımız takdirde aslında yaptığımız şeylerin ne kadar boş olduğunun farkına varmış olacağız.

 Genel Olarak Hasta Hakkı Nelerdir?

Sağlık hizmetlerinden faydalanma hakkı en temel hasta haklarından olmak ile birlikte içerisinde adalet ve hakkaniyete uygun olarak faydalanma, bilgi isteme, sağlık kuruluşunu seçme ve değiştirme hakkı, personeli tanıma, seçme ve değiştirme, öncelik sırasının belirlenmesini isteme, tıbbi kriterlere uygun teşhis, tedavi ve bakım, tıbbi gereklilikler dışında müdahale yasağı, ötenazi yasağı, tıbbi özen gösterilmesi gibi hakları kapsar.

Bu saydığım kapsamda haklarınızı kısaca özetlemek gerekirse eşit olarak sağlık hizmetlerinden faydalanmalısınız. Birinin parası çok diye ya da para verdi diye diğer hastadan üstün olamaz. İstediğiniz hastanede muayene ve tedavi de olabilirsiniz kimse bu hakkınızı engelleyemez. Her zaman yanlış anlaşılan bir hak olan personeli tanıma, seçme ve değiştirme hakkıdır. Bu hak tam olarak şöyledir. Hastanede o bölüme bakabilecek ve o gün görevli doktorlardan istediğinizi seçebilirsiniz. Ama o gün görevli olmayan ya da nöbetçi tek doktor ise o konuda bu durumda seçme sınırınız bu kriterlere kadardır. Yoksa ben seni istemiyorum başka doktor gelsin gibi bir durum söz konusu olamaz. Evet, siz vatandaşsınız ancak karşınızda da size hizmet etmeye çalışan başka bir vatandaş duruyor. Diyelim ki doktor saygısızlık yaptı çıkın başhekime verin şikayet dilekçenizi işinize bakın.

Çok fazla karıştırılan öncelik sırasının belirlenmesine gelelim. Eğer hastane ya da sağlık kuruluşunun hizmeti yetersiz ise yani yeterli doktor yoksa bu durumda hastanın durumunun önem ve acilliğine göre doktordan öncelik belirlemesini isteyebilirsiniz. Örneği kan kaybeden bir hasta ile karnı ağrıyan bir hastanın öncelik sırası farklıdır. Doktor tıbbın gerektirdiği konulardan fazlasına müdahale edemeyecek ve bedensel bütünlüğünüzü korumak ile yükümlü olacaktır. Hep duyulur ameliyat sırasında içerde gazlı bez ya da makas unutulmuş olabiliyor. Bu durumlarda gerekli yerlere şikayetinizi yapmanız gereklidir. Ötenazi ülkemizde kanunen yasaktır. Siz ne kadar isteseniz de şikayet de etseniz doktor bu isteğinizi yerine getiremez. Diğer haklar ise okunduğunda da anlaşılabilecek haklardandır.

Her hasta sağlık durumu ile ilgili bilgi alma hakkına sahiptir. Sağlık çalışanı hastalığın nasıl ilerleyeceğini, tedavi sürecini ve müdahalenin nasıl ve ne şekilde yapılacağı gibi konular hakkında hastaya bilgi vermek zorundadır. Bunlara ek olarak da hasta sağlık durumu ile ilgili kayıtları inceleme ve kayıtların düzeltilmesini isteme hakkına sahiptir. Sağlık çalışanının bilgi verme zorunluluğu bulunur. Ancak bazı durumlar kanunda düzenlenen bilgi verilmesinin caiz olmadığı ve tedbir alınması gereken haller olarak düzenlenmiştir.

pandemide sağlıkçı ve hastalar

pandemi döneminde sağlıkçı ve hasta hakları

Bilgi verildiği takdirde hastanın sağlık durumu ve tedavisi tehlikeye girecek ise ya da ruhsal olarak kötü olup hastalığı daha da ilerleyecek ise bu durumda hasta yerine ailesi bilgilendirilir. Bazı durumlarda ise hastanın kendisi ailesinin ya da kendisinin bilgilendirilmesini yasaklayabilir. Ancak bu durumda karar hastadan yazılı olarak alınır. Eğer kanunlarda bilgilendirilmesini yasaklama gibi durum yasal olarak imkansız ise bu durumda bu hakkını kullanamaz. Örneğin salgın hastalıklarda hastalığın gizlenmesi ve tedbir alınmaması salgını büyüteceğinden ya da yakınlarını tehlikeye atacağından bu durumda bu konuda bilgilendirilmenin yasaklanmasını isteyemez.

Hastanelerde isteyebileceğiniz hasta haklarının korunması başlığı ile düzenlenen diğer haklarınıza gelelim;

Mahremiyete saygı gösterilmesini isteyebilirsiniz. Sadece müdahaleyi yapacak sağlık çalışanı ile muhatap olmak istemeniz en doğal hakkınızdır. Rızanız olmadan tıbbi müdahalelere tabi tutulamazsınız. Ancak kanun bunun istisnasını düzenlemiştir. Eğer kişinin suç işlediği ya da suça dair üzerinde delil bulundurduğu kanaatine varılmışsa bu durumda müdahale mümkündür. Örneğin uyuşturucu ticaretlerinde bazen deri altına uyuşturucu dikilmiş olabiliyor ya da midesinde kapsül olarak uyuşturucu madde taşınıyor olabiliyor. Bu durumda kişi istemese de ameliyata sokulup mide ya da derideki o malzemelerin çıkartılması gereklidir. Hasta olarak bilgilerinizin gizli kalmasını isteme hakkınız vardır. Bu bilgiler kimseyle paylaşılamaz.

Tıbbi müdahalelerde rızanız olması gerekir ve genelde rıza formu doldurursunuz. İstediğiniz zaman tedaviyi reddedebilir ya da durdurabilirsiniz. Eğer üzerinizde alışılmışın dışında bir tedavi denenmesi isteniyorsa bu tedavinin daha önce hayvanlar üzerinde denenmiş ve etkisi kanıtlanmış tedavilerden olması gerekir ve sizin de bu tedaviye rızanızın olması gereklidir.

Organ ve doku alınmasında rızanızın olması gereklidir ancak 18 yaşını doldurmamış ya da ayırt etme gücünü yoksa kişinin, bu kimselerden organ ve doku alınamaz. En çok tartışılan konulardan birisi ise aile planlaması ve gebeliğin sona erdirilmesidir. Gebelik eşin rızası alınmadığı müddetçe sonlandırılamaz. Ancak başka durumlar varsa eşin ortada olmaması, babanın belli olmaması, kötü muamele, eşe karşı insanlığa yakışmayacak davranışlarda bulunma gibi bu durumda eşin rızası aranmaz.

Tıbbi araştırmalarda gönüllü olarak yer alacağınız durumlarda ise öncelikle bakanlık izni ve rızası olmalı yoksa ilaç kullanımında denek olarak kullanılamazsınız.

Diğer Haklar Nelerdir?

Diğer haklar ise çok çeşitli haklar olmak ile birlikte sağlık kuruluşunda güvenliğinizin sağlanması gereklidir. Dini vecibelerinizi yerine getirebilmeniz için uygun ortam kuruluşça hazırlanmış olmalıdır. Hastalara ve yakınlarına sağlık personeli düzgün davranmak durumundadır. Refakatçi ve ziyaretçi gibi durumlarda gereken kolaylığı sağlamak ve gerekli tedbirleri almak durumundadır. Bunlara ek olarak da eğer doğal afet, koruyucu sağlık hizmetleri ya da sağlık kuruluşuna gidememe gibi durumlar varsa bulunduğunuz yerde sağlık hizmeti alma hakkınız da vardır.

Unutmayın haklarımız önemlidir ve korunması gereklidir. Ancak haklarımızı korumak adına kimsenin hakkına da saygısızlık etmeyelim.

Devamını Oku

Boşanma Davası Nasıl Açılır? Dava Aşamaları, Anlaşma Protokolü

boşanma davası nasıl açılır? dava aşamaları, anlaşma protokolü
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Kadın ve erkek farklı düşünceler ile evlenmek isteyebilirler. Kimi sevdiği erkek ya da kadın ile ömür boyu yaşamak ister kimi çocuk sahibi olmak ister kimi ise sadece evlenmek isteyebilir. Bu amaçlara daha farklı amaçlar da eklenebilir. Kişilerin hangi amaçlar ile evlendiği kendini ilgilendirir ancak evlenme birçok şeyin de başlangıcıdır.

Kadın ve erkek evlenip aynı evde yaşamaya başlar. İlk zamanlar cicim ayları dediğimiz aylardan olduğu için eşler birbirinin kusurunu hoş görebilir. Zaman ilerledikçe ilk zamanların büyüsü gider ve eşler birbirlerine sevmediği şekilde davranmaya başlayabilir. Zamanla bu durum çekilmez bir hal alır ve yavaştan kavgalar başlar. Yazının en başında evlenme amacından bahsetmemin sebebi işte tam da burada ortaya çıkıyor. Eğer sevdiğiniz için evlenmediyseniz zamanla bir şeyleri hoş görememeye başlarsınız. Her gün birbirinizin yüzüne bakmak ya da birbirinizin sesini duymak çekilmez bir hal alabilir.

Toparlanamayacak bir durumda iseniz boşanmak da evlenme gibi doğal bir süreçtir. Bunu göz önünde bulundurun ve kendinizi eksik hissetmeyin. Yıllardır gördüğüm bir şey var ki herkes evlenebilir ama herkes düzgün şekilde boşanamaz. Boşanma söz konusu olunca duruşma salonlarında taraflar arası öyle cümleler öyle ithamlar ortaya atılır ki ne yatak odası kalır ne de özeliniz kalır. Benden size tavsiye eğer çocuklarınız varsa lütfen onları bu aşamada hırpalamayın ve sürekli onları duruşma salonlarına taşımayın. Kalplerinin ne kadar yaralandıklarını ve ilerde ne gibi zorluklar çekeceklerini tahmin bile edemezsiniz.

Boşanmak istemenin, nafaka almanın ya da mal paylaşımının daha çok sizin lehinize olması için çırpınıyor olabilirsiniz. Ancak çocuklarınızın gözünde o anda nerede olduğunuzu bilmek istemezsiniz. Siz birbirinizden boşanmış olmazsınız çocuklarınız varsa daha mutlu yaşama sahip olabilmeleri için sadece evleri ayırırsınız. Anlaşmazlığınız ve kirli çamaşırlar ortaya döküldükçe hakim gerekli görürse ikinize de çocuğu vermeyebilir. Bu durumda çocuklarınızın Çocuk Esirgeme Yurtları’nda büyümesini istemiyorsanız aranızda anlaşın. Birbirinize olan hıncınızı çocuklardan çıkarmayın. Çocukları sürekli yönlendirmeyin.

Gereken durumlarda ve genel olarak hakim çocukların psikolog eşliğinde görüşülmesini ve anneyi ya da babayı mı istediğinin sordurulmasını isteyebilir. Siz çocukları tembihleseniz bile psikolog çocukların şartlandırıldığını raporuna yazar sadece çocuğunuzu doldurduğunuz ile kalırsınız.

Boşanmayı Düşünüyorsanız Aldatmayın Sizin Zararınıza Olur

Boşanmaya kesin karar verdiyseniz ya da boşanma sinyalleri başladıysa ilk olarak uzak durmanız gereken şey eşinizi aldatmak. Eşim bana ilgi göstermiyordu ya da bana mutluluk vermiyordu, çalışmıyordu, isteklerime cevap vermiyordu gibi cümleler yaptığınız işin yanlışlığını örtmez. Bunun yanında boşanma davasında kusurlu olursunuz. Ödediğiniz veya ödeyeceğiniz maddi tazminatın, nafakanın miktarını aldatılan eşin hayal gücüne bırakıyorum. Boşanma davalarında en büyük kusur evlilik devam ederken eş tarafından yapılan zinadır. Bu arada nafakayı sadece kadın değil erkek de alabilir.

Mal Kaçırmaya Çalışmayın Kanunlardan Kurtulamazsınız

Boşanmayı düşünüyorsunuz ama eşinize daha söylemediniz ve üzerinize kayıtlı ev, araba, arsa her ne var ise sakın başkasının üzerine yapmaya çalışmayın. Boşanmada eğer eş bizim ortak evimizi satmış gibi göstermiş diyorsa eşiniz bunu ispat edebilir. İlk olarak evi ya da mülkü devrettiğiniz tapu kaydı istenir. Tapuda satış olduğu için bir şekilde para almış olmanız gerekir. Kimse para almadan evi satmaz.

Bu durum hayatın olağan akışına aykırıdır. Hakim aldığınız paranın nerede olduğunu sorar. Meblağ yüksek olduğu için eşime ve çocuklarıma harcadım yalanı tutmaz. Hesap hareketleriniz incelenir ya da iş yeriniz varsa ve oraya harcadıysanız iş yerinizde meydana gelen değer artışı oranında mal paylaşımında eşinize karşı borçlu olursunuz.

Aile Konutu Şerhi Kurtarıcınız Olabilir

Eşler olarak birbirinize güvenmiyorsanız ilk ev aldığınızda eve tapu kayıtlarında aile konutu şerhi koyabilirsiniz. Aile konutu şerhi demek ailenin içinde oturduğu ve aile birliğine ait mülk anlamına geliyor. Peki, aile konutu şerhi varsa eşler tek başına bu ev hakkında neleri yapamaz? Eşler birbirlerinin izni olmadan evi satamaz, kefil olarak evi rehin gösteremez, evi ipotek ettiremez, ev için yüksek miktarlarda harcama gerektiren ve evi ilgilendiren konularda tek başına karar veremez.  Diyelim ki evde aile konutu şerhi var ve eşlerden biri evi kentsel dönüşüm kapsamında kat karşılığı olarak müteahhide vermek istedi. Diğer eşin rızası olmadan bunu yapamaz. Yapılacak her işte eşlerden birinin rızası olmadan diğeri evin bakımı ve korunması durumları dışında diğer işleri yapamaz.

Ortada Takılar Var Kimin Olacak?

Düğün takılarınız ya da altınlarınız ortak olarak varsa Yargıtay kararına göre kadına özgülenmiş ziynet eşyası kadının malıdır. Yani küpe, bilezik, zincir, kolye, beşi bir yerde, hal hal, hızma vb. gibi eşyalar kadına ait ziynet eşyası sayıldığı için kadın kendi rızası ile bölüşülmesini istemedikçe ya da bölüşülmesine razı olmadıkça kadının malıdır. Aynı şekilde erkeğe özgü olan altın ya da değerli gümüş, zincir, yüzük, saat, kol düğmesi gibi eşyalar da erkeğin malıdır.

Bunlar dışında kalan altınlarda ise eğer eşler aralarında kadının olduğu konusunda anlaşmışlarsa ve bunu ses kaydı, tanık ya da başka deliller ile ispat edebiliyorlarsa bu durumda anlaşılan şekilde altınlar kadına ait olur. Ancak arada anlaşma yoksa erkek ve kadına özgülenen altın ve değerli eşyalar dışındaki eşyalar eşlerin ortak edinilmiş malı sayılır ve tabi oldukları rejime göre bölünür.

Ülkemizde evlenirken ya da sonrasında başka bir mal rejimi kararlaştırmamışsanız aranızda Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi uygulanır. Kimin ne taktığı konusunda uyuşmazlık yaşanıyorsa ve herkes kimin ailesi ne takmış ise onu almak istiyorsa bu durumda düğün CD, kaset, görüntü, video gibi delil olabilecek türden materyalleri kaybetmeyin saklayın.

Boşanma aşamasında iki taraf için de lazım olacaktır. Tabi altınlar satılıp ev, araba vb şeyler alınmışsa bu durumda aslında kimin ne taktığının pek de bir önemi yoktur. Eşler yatırım amaçlı altınlardan vazgeçmiş olurlar. Bu durumda hakim olaya göre uygun kararı verecektir.

Çocuklarımın Velayetini Alabilir Miyim?

Çocukları görme günleri hakkında mümkün olduğunca uzlaşın ve çocukları görme saatlerini isterseniz kendi aranızda belirleyin. Bu durum genelde daha mantıklı ve uygulanabilir sistem oluyor. Kendi müsaitlik durumunuza göre saatleri belirlediğiniz takdirde ilerde eşiniz çocuğu getirmediğinde polis ile kapısına gitmek zorunda kalmazsınız. Hakim genelde çocuk küçük ise anne lehine karar verir. Çünkü küçük yaşlardaki çocuklar annenin bakım ve gözetimine daha fazla ihtiyaç duyarlar.

Eğer annenin ahlaka aykırı hareketleri yoksa düzenli bir geliri ve yaşamı varsa ve çocuklarına bakım için uygun ortam sağlıyor ise çocuklar genelde anneye verilir. Annenin çalışması zorunlu olmamak ile birlikte nafaka ya da başka ekonomik özgürlük ile çocuklara bakacak yeterliliği göz önünde bulundurulur.

Eğer babanın da aynı şekilde düzenli hayatı, düzenli geliri ve çocuklara bakabilecek imkanı varsa bu durumda çocuklar babaya da verilebilir ya da her birine ayrı ayrı verilebilir. Burada hakim her olayın kendi dinamiği olduğu için ona göre karar verecektir. Şöyle olursa çocuk annede olur böyle olursa babada olur demek çok gerçekçi olmaz.

Boşanma tamamen gerçekleşti ise eşlerin birbirlerine evlilik birliğine dair sorumlulukları kalmadığı için rahatça yaşamını sürdürebilirler. Eğer çocuklar varsa ortada buna uygun hareket etme yükümlülükleri vardır.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.